2 Haziran 2013 Pazar





Tüm dikkatleri üzerinize çekerek yaşamak nasıl olurdu acaba? İnsanların size uzun uzun bakmasına izin vermek? Boşlukları doldurmalarına ve ne isterlerse onu varsaymalarına
izin vermek? İnsanları kendilerinin bazı yönlerini bütün gün boyunca üzerinize yansıtmalarına izin vermek? Yazmanın en kötü yanı, hayatınızı klavye başında harcadığınız korkusudur. Ölmek üzereyken, sadece kağıt üzerinde yaşadığınızı fark edeceğiniz fikridir. Yegane maceralarınız hayal ürünüdür. Dünya savaşıp, sevişirken siz karanlık bir odada oturmuş, mastürbasyon yapıp para kazanmışsınızdır.

Kurgudan da Garip



Cennet Bahçesi’nde Tanrı kendisine Bilgelik Ağacı’nı gösterip, “Bu ağacın meyvesini yeme” diyene kadar mutlu ve halinden memnun yaşayan Adem, o andan itibaren özgür değildir. Bu onu mahvedecek olsa bile özgürlüğünü ispatlamak için ihlal edebileceği, ihlal etmesi gereken bir kural vardır. Kierkegaard, bir şeyi yapmamız yasaklandığı anda, bu şeyi yapacağımızı söylüyor. Bu kaçınılmazdır.