Bilmediğim bir numarayı arayıp hissettiklerimi anlattım.
Onun da uykusu kaçtı ve o da tanımadığı birini aradı.
O gece monoton hayatımızda basit bir değişiklik yaptık.
''Bunu değerli bir staj olarak düşünün.''
''Hayatınızın kötü bir şaka olduğunu farzedin.''
Bu, ayakkabı seçimini vitrinin önünde duran hippi adama yaptırmak gibiydi.
Çünkü ne olursa olsun, adam dürüst davranacaktır.
Belki de hayatımızla ilgili yapabileceğimiz en iyi şey mantıklı kararlar vermemektir diye düşündüm.
Belki de en hayırlısı, iyi olanı yapmaktan vazgeçmektir.
Bu dünyada süprizlerle karşılaşabilmenin tek yolu, planlanmamış olmak.
Herşeye hazırlıksız yakalanmak istiyordum.
Daha önce hiç bu denli özgür hissetmemiştim.
O gece spor salonlarında ter atan çiftlerden çok farklıydık.
İkimiz de vahşi doğada önüne ne gelirse mideye indiren adamdan veya bir palamutun önünde el ele tutuşan ve bunu yaparken mutlu görünmeleri için para alan erkek modellerden daha iyi durumdaydık.
Biz kimsenin kıçına takmadığı bir ormanda devrilen iki ağaçtan farksızdık.
Ormanda bir ağaç devrilirse ve orada onu görecek kimse olmazsa, o ağaç orada kalıp çürümez mi?
Bunu daha sık yapmaya başladım.
Kendimi tamamlamak için bir sevgiliye ihtiyacım yoktu belki de.
Bütün özgür irademi, hayal gücümü ve merakımı yeniden kazanmış gibiydim.
Ve belki de hafta sonu katılacağım mangal partisini, hayvanlar üzerinde yapılan acımasız testlerin durdurulması gerektiğini veya orada öylece durmuş suratıma bakan babamın ameliyatının nasıl sonuçlanacağını, ama muhtemelen bunları düşünmüyorum.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder