3 Ağustos 2012 Cuma





Herhangi birşeyi vurmanın ahlaki açıdan bir otomobili, elektrikli tıraş makinesini veya Barbie bebeği öldürmekle aynı olduğu bir düzenin içindeyiz.

İster istemez zulmü ve bağnazlığı görmezden geliyoruz.
Artık hepsini kanıksadık.

Her sokakta bir cinayet işleniyor, her ana karada bir katliam yaşanıyor ancak herkes bunu görmezden geliyor.

Muhtemelen bu durum dünyadaki herkesi öldürmek için geçerli olabilir.

Haberlerde kaçırılıp tecavüze maruz kalan ve soyulduktan sonra öldürülen yirmili yaşlarda bir kadının gülümseyen fotoğrafını gördüğümde; artık bu üzücü ve büyük katliamı kafama takmak yerine, iç güdüsel tepkim:

''Vayy, burnu bu kadar büyük olmasaymış çok güzel olabilirmiş''

diye düşünmek oluyor.

İkinci tepkim ise kaçırılıp tecavüze maruz kalınmasına rağmen cilt bakımını elden bırakmamak gerektiği oluyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder