Ne ilgiçtir ki, birisi hayatınızı kurtardığında , ilk yapmak istediğiniz şey başkalarını kurtarmaktır.
İnsanın iyilik yapması, bir çeşit karşılıklı bağımlılıktır.
Örneğin siz beni kurtarırsınız, ben de bir başkasını.
İsa ve kul olayı.
Fedakarlık ve bağlılık.
Tanrı ve oğul.
İnsanın iyilik yapması, bir çeşit karşılıklı bağımlılıktır.
Örneğin siz beni kurtarırsınız, ben de bir başkasını.
İsa ve kul olayı.
Fedakarlık ve bağlılık.
Tanrı ve oğul.
Birisi hayatınızı kurtardığınızda sizi sonsuza dek sevecektir.
Şu eski Çin geleneğini bilirsiniz.
Hayatınızı kurtaran kişi, sonsuza kadar hayatınızdan sorumlu olur.
Artık onların çocuğu gibi olursunuz.
Bu insanlar ömürlerinin sonuna kadar size mektup yazacaktır, yaş günlerinizi kutlayıp, paraya ihtiyacınız olup olmadığını soracaklardır.
Ne kadar çok insanın bu şekilde düşündüğünü bilseniz, kafayı yerdiniz.
Zayıfmış gibi yaparak güç kazanırsınız.
İnsanların sizi kurtarmasına izin vererek, aslında siz onları kurtarırsınız.
Bu yüzden ezilen taraf olmaya devam edin.
İnsanların üstünlük taslayabilecekleri birine ihtiyaçları vardır.
Bu yüzden fakir kalın.
Siz onların baş yapıtısınız, cesaretlerinin kanıtısınız...
Herkes gözler önünde bir başkasının hayatını kurtarmak ister.
İnsanlara kendilerini Tanrı gibi hissetirirseniz, onların tüm sevgilerini ve ilgilerini üzerinize toplarsınız.
''Kahramanın elini sıkın, sırtını sıvazlayın, ona bir içki ısmarlayın.''
Karşılıklı bağımlılık.

Doğru tespit ama benim sorunum şu:
YanıtlaSilKahramanım olmak isteyen çok insan var etrafımda ve onların yapmacık hallerinden midem bulanıyor bu yüzden elimden geldiğince onlardan kaçıyorum.
Bunun yanında ego denen canavar yüzünden ben de içten içe bir kahramanlık hayali ve bilinç altımın diretmesiyle anormal iyilikler yapıyorum.
Sonunda benim için yeterince insanın kahramanı oldum ve artık bu beni mutlu etmiyor...
Kendi kahramanlığımızı nasıl bir anda yok edip normal davranabiliriz?