17 Mart 2017 Cuma

Bu Toprakların Hükümdarları




Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmanın gerekleri dört tanedir, açın bakın, içlerinde ''tarihi karakterlere ve eski imparatorluklara hayranlık besleme ilkesi.'' gibisinden bir şeyler görebilecek misiniz. Bir adam vergisini veriyorsa, sen vergi kaçırıyorsan; askere gidiyorsa, sen askerden kaçıyorsan; kanunlara uyuyorsa, sen uymuyorsan; istediğin kadar kendinle övün, balkona Türk bayrağı bağla, odana Atatürk posteri as, zafer bayramında sokaklara dökül, arabanın arka camında osmanlı tuğrasıyla tüm Türkiye'yi dolaş, Fetih 1453'e 7 kere gir çık, o adam senden daha türktür. Çünkü vatandaş olmanın gereklerini yerine getirmektedir. Bu durumda, demek ki bir insanın ne kadar Türk olduğuna karar verecek merci siz insanlar olamıyorsunuz maalesef.

Ben, ecdadımı severim, ancak bundan özel bir gurur duymam, sadece doğup büyüdüğüm topraklarda benden çok önce hüküm sürmüş tarihi kişiliklere hayranlık beslemem. Saygı duyarım ancak özel bir şeyler hissetmem. Sebebi de gayet açık; ancak bir düşünür, sanatçı, bilim adamı veya filozof benim hayranlığımı kazanabilir. Çünkü ben varlığımı bugün burada ecdadıma borçluysam, bu topraklarda yer edinebilmişsem; bir başka millet de yurdundan edilmiş demektir. Yurdundan edilmiş bir Kosovalı olsaydın, yine de osmanlı ile gurur duyacak mıydın? Yoksa barbar, işgalci gözüyle mi bakacaktın?

İnsanlık tarihi böyledir arkadaşım, baştan aşağı taraflı ve destansı kahramanlık hikayeleriyle doludur. Nerede tarihi bir başarı varsa, orada yüz binlerce insanın kanı vardır; nerede dikilmiş bir bayrak varsa orada talan edilmiş bir şehir vardır. İster sen ol ister bir başka millet; ölen bir insan için üzülmüyor, hükmeden taraf olunca zalimliğe fener tutuyorsan sen de zalimsin demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder