9 aralık 2014 tarihli bir Associated Press haberinde okuduğum ünlü bir ateistin hikayesi aklıma geldi. Yarım yüzyıldan fazladır ateist kimliğiyle bilinen filozof Anthony Flew, 2004 yılında 80 yaşından sonra fikir değiştirip, artık büyük ölçüde bilimsel kanıtlara dayanarak Tanrının varlığını kabul ettiğini söylüyor. Tabi bu gelişmenin bir basın olayı haline gelmesi işin ilgilenmediğim tarafıydı. Tabularıma sıkı sıkıya bağlı kalmamak konusunda bana hakkaniyetli bir ders vermişti bu olay. Saygı duydum. "Görüyor musun" dedim kendi kendime. "Ateist olmanın en güzel tarafı bu işte. Kişisel tercihlerimi bir meta haline getirmemeli ve yeri geldiğinde yanıldığımı kabullenebilmeliyim. Sürekli doğru olduğunu düşündüğüm şeyi savunmalıyım."
Buna döneklik diyenler oldu, onların tek derdi kazanmak. Gol mü değil mi? Onların peşinde oldukları şey bu. Her tartışmanın bir tarafın haklılığıyla son bulması gerektiğine inanan zavallı insanlar. Daima hakikatı aradığını söyleyen birisi, bugüne dek edindiği deneyimlerin, sıkı sıkıya tartıştığı, bağıra bağıra savunduğu fikirlerin günün birinde bütünüyle yanlış olabileceği ihtimaline kendini hazırlamalıdır.
Anthony'in bu kararı bazı insanların hoşuna gitmişti.
"Bakın ünlü filozof imana geldi."
"Hepiniz geleceksiniz ulen!"
Hani Anthony bilimsel kanıtlara dayanarak Tanrının varlığını kabul ettiğini söylüyor ya, neydi o bilimsel kanıtlar merak ettim. Dönüp dolaşıp "Bu düzen tesadüfen olamaz" klişesine gelebildiyse, 80 küsür yıla yazık etmiş Anthony amca.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder