4 Nisan 2017 Salı

Din İle Bilim




Dinler zaten çürümüştür, bunun için bilime ihtiyaç yok. Din konularındaki görüşler mantıktan esinlenen sezgilere değil, tümüyle duygusallığa dayalıdır. Çünkü karmaşık hesap yapmadan kanıta ulaşan şey akıl değil, sezgidir aslında;

"Hissediyorum, ödül 14 numaralı kutuda."

Aklın kavrayabildiği herşey, izah edilebilir. Mantıki önermelerden türetip de kendimi ikna edebildiğim her türlü şey için bir başkasını da ikna edememem için bir engel yok.

İnsanlar, kavrayamadıklarının farkında oldukları olaylarla karşılaştıklarında, sandığınız şekilde cahilliklerinin bilinci içinde çırpınmazlar. Gerçekte irrasyonel olan bir görüş veya karar için, kendilerine rasyonel gözüken nedenler uydurmaya başlarlar. Bu süreçte kanıtlar, rasyonel bir devinim için olası bir temel olarak kabul edilir.

Yani kanıt diye öne sürülen şey, aslında tek bir kemiğe bakarak, nesli tükenmiş bir hayvanın iskeletini zihinde canlandırmak gibi yeterince anlaşılmış bir parçayı ele alıp, ondan bütünün anlaşılacağına inanmaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder