5 Nisan 2017 Çarşamba

Kapitalizm ve Mülkiyetçilik

 
Kapitalizmin temeli mülkiyetçiliktir. Kapitalizmden şikayetçi bir kimse mülkiyetinden asla şikayet etmez. Çünkü mülkiyetten bütünüyle vazgeçerek bu dünyada varlığını sürdüremez.
 
Adamakıllı iki kelimeyi bir araya getiremeyen Ağaoğlu'nun sahip olduğu servet acaba becerisinden mi yoksa kapitalizmin getirdiği gelir adaletsizliğinden mi kaynaklanıyor? İnsanları ev almak zorunda olduklarına inandırırsanız, onlara aklınızın alamayacağı kadar çok ev satabilirsiniz. Yeter ki insanları birşeyler satın almak zorunda hissettirin. parfüm, patates cipsi, diş fırçası... bunlar hayati önem taşıyan şeyler değildir. Ama seksi dudaklara sahip bir kadını televizyonda patates cipsi yerken gördüğünüzde veya müthiş kalçalara sahip bir hatunun axe kulanan adamın koltuk altını yaladığını gösteren türden reklamlardan birine denk geldiğinizde hemen markete koşarsınız.

Eğer birşeyler satın almazsak, elimizdeki paranın bir anlamı kalır mı? İşlerimizin bir anlamı kalır mı? Çalışarak ömrünün geri kalanını idare ettirmeye yetecek kadar para kazanıp hayatta kalabileceklerine inandırılmış milyarlarca insan.

''Eğer ne istediğini bilmiyorsan, kendini istemediğin bir sürü şeyi satın almış olarak bulursun.''

Kapitalizm bundan beslenir.
İnsanların içindeki satın alma arzusundan. İnsanlar köklü bir devrim başlatmadan bunun sonu gelmeyecek. İlk devrimi kendimizde başlatmamız gerekiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder